Bir Misyon yüklenin

2013-06-06 00:08:00
Bir Misyon yüklenin |  görsel 1

  Kuranı biricik öğreticimiz Allah, (Rahman 2)  her şeyi meleklerin secde etmesi ile insana tahsis etmiş, bilinen bilinmeyen bütün insanları da yalnız kendisine uyması (a-b-d) için yaratmıştır. İnsanlığın görevi, Allah’ın Kuranı ile öğütlediği bu ilkeyi zedeleyici her türlü tavır ve davranıştan uzak durmaktır. Kuranı rabbimiz tertillendirmiştir. Kurandan aldığımız dersler uyarınca; -   Eğitim ve davet çalışmalarına öncelik vermek ilk yapılacak işlerdendir. Yaygın, örgün, özgün ve özel eğitim alanları oluşturarak; insanımızı vahye uygun ‘bilgilendirmeyi, bilinçlendirmeyi, birleştirmeyi ve bütünleştirmeyi’ hedefliyor ve kıble ediniyoruz. -   Kur’an’ın öngördüğü Akifliği yani adanmayı,fedakârlık yapamayı, varlığını varlıkların en değerlisi olan Allah’a adamayanın harcanacağını bilincine ulaşmayı hedefliyoruz. - Adalet ve itidal bakışımızın ve hareketimizin mihenk taşıdır (mesabeten linnas). İnsanı, eşyayı ve olayları değerlendirip yorumlarken adilve mutedil olmak hedefimiz. Çabamız Allah’ın Risaletini Nebiler nasıl ulaştırdıysa öyle ulaştırmak, Allahın sünnetini bölüştürmeden, birini diğerine feda etmeden, emir ve yasaklardaki Tek sorumluluk  Kuran ilkesince, dengeli bir hayat sürmektir. -Tüm fikri ve ameli işlerde; hedefin ve yöntemin Allahın vahyine uygun olmasına dikkat etmektir amacımız. Unutur veya yanılırsak Rabbimiz affetsin. -   Üslûp olarak; fıkıhçı değil Kurana göre fıkhenden, Hadisci değil En güzel hadisi (tek kuran) kabul eden, Sadece Muhammed nebi değil nebiler arası ayrım yapmayan, cemaatçi değil Tek ümmeti önceleyen, mezhepçi değil mezhepsiz, dinde şahıs(put) merkezli deği... Devamı

Hangi İslamcılık

2012-07-12 11:33:33

Sofra İslamcılığı mı?, Statükocu Kapitalist İslamcılık mı? Sofra İslamcılığı veya Statükocu Kapitalist İslamcılık Şizokrat Statüko latincedeki status quo kelimesinden dilimize geçmiştir. Mevcut olan bir durumu korumak anlamına gelen statüko toplum algılarının en belirgin kalıtsal hastalığı olarak da tanımlanabilir. Bir kavram tek başına tek bir şeyi ifade etmez aslında. İlintili olduğu kavramlardan bağımsız düşünülemez. Statükoda belli bir olguyu durumu düşünceyi elinde bulundurma durumu vardır. Buna dini ekonomi siyasi birçok argüman dahildir. Bu argümanlar arasında sergilenen vehamet tablosunun en kötü fırça darbesini statükonun din boyutu oluşturmaktadır. Mütedeyyin bir toplum yapısına sahip Türkiye’ de yaşanan İslami hareketler var olan dinin özünün dezenforme olmasına ‘’hizmet’’ etmektedir. Dinin tekelleşmesinin söz konusu olduğu günümüz Türkiye’ sinde atılan her adımlar okyanus ötesinden kontrol edilebilir bir mekanizmayla ince bir bıyığın otokontrolü ile sağlanmakta. Özü korumakla özü zedelemek arasındaki bu ince çizgi bazı kesimlerinin suretlerinde beliren üst dudakla burun arasındaki ince çizgiden daha kırılgan bir yapıya sahip. Ancak gerçek İslamı ve gerçek İslamcıların radikallikle terörizmle nitelendikleri bir dönemde toplumun DNA’sına öyle bir virüs sirayet etmiş ki bunu düzeltebilmek için ‘’terörist’’ olmaktan fazlasına ihtiyaç var. İslamcı statükonun yaptığı bu perdelemeyi yüzlerindeki palyaço makyajının altında yatan para ibadet eğrisini onların aleyhine çevirmek, insanları uyuttukları sahnedeki ışıkları yüzlerine vurup ışığın yakıcı etkisiyle onları kuşatmaktır. Bunu yapmanın ... Devamı

EGEMEN İSLAMDA ESTETİK YOKSUNLUĞU

2012-07-12 11:28:15
EGEMEN İSLAMDA ESTETİK YOKSUNLUĞU |  görsel 1

Makalenin başlığına bakarak, İslam ile İslam kültürünü birbirinin aynısı ifadeler olarak tanımladığımızı veya birbirinin yerine kullandığımızı sanmayın. İslam, yüce Rabbimizin Kur’an ayetlerinde ortaya koyduğu, Resulullah’ın bunların ne olduğunun uygulamasını yaptığı şeylerin adıdır. İslam kültürü ise, Kur’an ve Peygamber efendimizin uygulamalarıyla bir bağıntısı olsa da, bir süreç içerisinde Müslümanların sahip olduğu değer yargılarını, kültür ve geleneklerini, alışkanlıklarını, yönetim anlayışlarını, çevre ile olan ilişkilerini, kısacası, yapıp ettiklerini ifade eder. Müslümanlar bir süreç içerisinde kültürlerini inşa ederlerken İslam olmayan çevre kültürlerden yoğun bir şekilde etkilendiler. Bu etkilenmeler, bazen doğrudan bazen dolaylı oldu ve bunların acı tatlı meyveleri mevcut İslam kültürü içerisinde yer aldı. Dolayısıyla bizim eleştirimiz, İslam’ın safiyetini ve duruluğunu, doğal çevre ile uyumunu bozan anlayışlara yöneliktir. Maalesef, mevcut kültürümüz içerisinde buna benzer çarpıklıkların azımsanmayacak kadar çok olduğu ilgili herkesin malumudur. Oysa İslam’ın kendisi bu tür nitelemelerden beridir. O, uyum, düzen ve estetiği içinde barındırdığı gibi bunların da yayıcısıdır. Örneğin, Kur’an ayetlerinin hem edebi sanat ve estetik hem iç bütünlük ve düzen, hem de içerik açısından bir şaheser olduğu, inanan, inanmayan, vicdan sahibi her insanın üzerinde ittifak ettiği bir konudur. Sorun Müslümanların böyle bir şahesere sahip oldukları halde, nasıl oluyor da sahip oldukları toprakları çöle çevirdikleridir. Bunun adı estetik yoksunluğudur. Eğer bir şeyde estetikten, güzellikten, zerafetten s&oum... Devamı

Bu Beldenin Buzağısı (!)

2011-09-21 14:24:00

  Yaşadığımız İslam, âlemlerin rahmetinin vahiy yoluyla getirdiği İslam değil; “İslam, İslam olmaktan çıktı. Ben bile tanıyamaz oldum.” (İmam Ali) Âlemlere rahmet olanın ardından yürüyen "zahmet" toplumuna… Rahmet ve zahmet arasındaki ince çizgide geçen binlerce yıllık hezeyan ve mutlak anlamda mevcut çelişkilere hapsedilmiş bir din algısı... Kur’an’ın iki yolundan bahsediyorum; Biri Meymene, bir diğeri Meş’eme… Yani; sarp yolun yolcuları ve orta yolcular/kolaycılar… Allah’ın toplum vicdanına sunduğu yüce kitabı Kur’an’ı Kerim’in Beled Suresinde geçen bu iki ayrım; varlık âlemindeki ana çelişkinin farklı bir tarzda dışavurumu gibidir. Kur’an’ın Bakara suresinin 30. Ayetinde kullanılan “fesad” ifadesi bu noktada önemli bir açılım sunmaktadır; Hani Rabbin sizin için anlamı olmayan bir zamanda meleklere; Ben yeryüzüne bir halife tayin edeceğim! demişti. Bunun üzerine melekler; Ya Rabbi, sen yeryüzünü ifsad edip kan dökmekte olan birini mi halifeleştireceksin, hele ki biz seni takdis edip tenzih ediyor iken. Bunun üzerine Allah; Ben sizin bilmediklerinizi bilmeye yeterliyim dedi… (Bakara Suresi 30. Ayet) Fesad; f-s-d kökünden gelen; bir şeyin az ya da çok, halkedilen ölçüden çıkmasıdır. Beden, nefs ve eşyanın istikametinden çıkması yönünde kullanılan bir kelimedir. Yani köken olarak; ölçü dışına taşmak, bu yolla ihtilaf üretmek olarak düşünülebilir. Ki din dilinde ihtilafları tanımlarken kullanılan kavramların çoğunluğu; aynı zamanda “mülke işaret etmektedir.” Mülkiyet /Şecer; yeryüzünün ifsadı /ölç&u... Devamı

Peygamberi Taşlayanlara Benziyorsunuz!

2011-09-20 08:58:00

  Tüm peygamberler, zamanlarının din tüccarlarıyla mücadeleye tutuşmuş, yozlaştırdıkları sahte dinle savaşmışlardır. Toplumların sömürülmesinin, aldatılabilmesinin yegâne yolu tarih boyunca, halkın sahte inanç ve düzmece tanrı ya da tanrılara inandırılması olmuştur, olmaktadır. Bugün; eşitlikçi ve özgürlükçü söylemlere karşı mücadeleye tutuşan alçakları çok iyi tanıyoruz, bu çatışmanın bizlere kaybettireceği hiçbir şey yok bununda bilincindeyiz çünkü biz;  gözlerimizden perdenin çekilmesiyle imanının artacağı insanlar değiliz. Tam teslimiyetle iman ediyoruz. Yaşantımızı dünya perestlerin yönlendirmesi değil yüce Allah’ın doğal yaratışı yönlendiriyor. Zenginliğin ve paranın kaçınılmazlığından ve değerinden dem vuranların zihinsel altyapılarını oluşturan şey ne acaba? Yüce Allah’ın yasaları mı? Yoksa insanlığı felce uğratan lanet olası sermaye perestlik mi?(kapitalizm) İman edişimiz zamanın sözünü söylemeye bizi mecbur kılıyor. Tam teslimiyetle tevhide iman ediyoruz. Bir olan Allah’a olan imanımızdan dolayı hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan doğruları dillendiriyoruz, dillendireceğiz… Bir olan Allah’a Andolsun ki; dünyanın süsüne kanmadan, rabbimize boyun eğiyor ve onun yolunda bin bir türlü iftiraya maruz kalıyoruz. Bundan gocunmuyoruz, sadece bu din tüccarlarının kan emici entrikalarına değil yer yüzündeki tüm acımasız despot sistem ve tağutlara karşı haykırıyoruz “La ilahe illallah” Allah’tan başka hiçbir yasa koyucu, terbiye edici tanımıyoruz, tanımayacağız. Yıllardır içerisinde olduğumuz aydınlanma mücadelesinde geldiğimiz noktadan dolayı rabbimize binlerce hamdediyoruz. Bunca çakal, kan emici, &c... Devamı