KAVRAMLAR : vahy

2011-03-10 15:04:00

VAHY:  Sözlük anlamı olarak “وحى - vahy” sözcüğünün “vaz’ı [ilk konuş, türetiliş]” anlamı “gizlice bilgilendirmek” demektir. Zamanla bu anlam çerçevesine uygun olarak “Gizli konuşma, işaret etme, emretme, ilham etme, ima etme, fısıldama, mektup yazma, elçi gönderme” anlamlarında da kullanılır olmuştur.

Vahy’in terim anlamı ise “Yüce Allah’ın vasıtasız olarak veya değişik vasıtalarla emirlerini, hükümlerini gizlice ve süratlice peygamberlerine bildirmesi” demektir. Vahiy sözcüğü “القاء - ilka” sözcüğü ile anlamdaş olarak kullanılır. (Bakara 37, Neml 6 ve Mümin 15′e bakılabilir.)

Şûrâ / 51: Bununla beraber hiç bir beşer için kabil değildir ki Allah ona başka suretle kelâm söylesin, ancak vahyile veya bir hicab arkasından ve yâhud bir Resul gönderip de izniyle ona dilediğini vahyettirmesi müstesna, çünkü o çok yüksek, çok hakîmdir.

NOT: Kuran Okuma ile Kurandaki ayetler bize vahy edilmiş olmaktadır.

“Vahiy” kelimesinin Kur’ân’da sözcük anlamıyla kullanıldığı âyetler “Allah ile ilgili olan” ve “Allah ile ilgili olmayan” olmak üzere iki grupta toplanabilir.

****Allah ile ilgili olarak kullanıldığı âyetlerde “vahy” sözcüğü şu değişik anlamlara gelmektedir:

“Emir ve bir iş yaptırma”:

Ve her göğün işini kendisine vahyetti. Fusılet; 12.
İşte o gün yerküre tüm haberlerini; Rabbin kendisine vahyettiklerini bir bir söyler. Zilzal; 4 – 5.
Ve Rabbin bal arısına dağlarda, ağaçlarda ve kovanlarda evler [yuvalar] edinmesini vahyetti. Nahl; 68.
Ve Rabbin meleklere vahyediyordu [emrediyordu]; “Ben sizinle birlikteyim, inananları destekleyin. Enfal; 12.

“Rasul ve Kitap aracılığıyla Ayetlerin okunması ile ”: Ve hani havarilere: “Bana ve elçime inanın” diye vahyetmiştim de onlar, “inandık ve bizim gerçekten teslim olduğumuza tanık ol” demişlerdi. Mâide; 111.      (Bizlerde Kuran ayetlerinden Allah’a ve Rasulüne İtaat edin emrini almadık mı? Âl-i İmrân / 32: De ki: Allaha ve Peygambere ıtaat edin; eğer aksine giderlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez)

Mûsâ’nın anasına: “Onu emzir. Eğer onun için korkarsan onu akıntıya bırakıver, korkma ve üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve kendisini peygamberlerden biri yapacağız” diye vahyetik . Kasas; 7. (Geleceğe yönelik bir bilgi yalnızca Allah katındandır.İlham veya rüya  ile Hz. Musa’nın annesi oğlunun peygamber olacağını bilemez. )

*** Allah ile ilgili olmadan kullanıldığı âyetlerde de “vahy” sözcüğü yine değişik anlamlar ifade eder:

İma etmek, işaret etmek”: O [Zekeriyya] , bunun üzerine mihraptan kavminin [halkının] karşısına çıkıp sabah akşam Rabblerini tesbîh etmelerini vahyetti [işaret etti] . Meryem; 11.

“Fısıldama, gizli konuşma”:           Böylece Biz her peygamber için ins ve cin şeytânlarını [her kötü kişiyi] düşman yaptık. Onlar aldatmak için birbirlerine süslü ve yaldızlı sözler vahyederler [fısıldarlar] . En’âm; 112.

“Teşvik etme, telkin etme, söyleme”:           Ve gerçekten şeytânlar dostlarına sizinle mücadele etmeleri için vahyederler [telkinde bulunurlar] . En’âm; 121.

Vahy” sözcüğü terim anlamıyla Kur’ân’da 68 yerde geçmekte olup bu âyetlerin hepsinde de sadece Allah’a özgülenmiştir. Bunun anlamı, terim anlamındaki vahyin sadece Allah’ın işi olduğu, ne melek, ne peygamber ve ne de herhangi bir insanın bu anlamda vahyetmesinin mümkün olmadığıdır.

82
0
0
Yorum Yaz