7 - ÖZEL MÜLKİYET SINIRLIDIR

2013-12-19 15:50:00
Üretimde mülkiyetin esas olduğunu ve İslam'ın özel mülkiyet hakkını tanıdığını ifade ettikten sonra, tanınmış olan bu özel mülkiyetin nasıl bir mülkiyet olduğunu kısa da olsa açıklamakta yarar vardır. İslam'ın özel mülkiyeti tanıdığının delillerinden birisi de Kuran-ı Kerim'de malların şahıslara, insanlara izafe edilmesidir. Mesela "Mallarınız ve evlatlarınız (sizin için) bir imtihandır" Teğabün 64/15.  buyrulmaktadır. Ayrıca mallarını gece gündüz Allah için harcayan kimselerin alacağı mükâfattan bahseden şu ayette de "mallarım" şeklinde iyelik, mülkiyet zamiri ile izafe ederek gelmiştir: "Mallarını gece gündüz, gizli ve açık infak edenler için Rableri yanında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir." Bakara 2/274. 
 
İslam'da mülkiyet bazı başka sistemlerde olduğu gibi mutlak ve sınırsız değildir. İnsan ürettiği mallara sahip olurken bu mallar üzerinde dilediği gibi sorumsuz bir şekilde tasarrufta bulunamaz; elinde bulunan mal ve paralan dilediği gibi her istediği yere harcayamaz. Şüayb Peygamber enflasyon ve ekonomik krizlerin hüküm sürdüğü Medyen ve Eyke halklarına gönderildi. Onlar mallarını keyfe ma yaşa' diledikleri gibi kullanacaklarını sanıyorlardı. Hz. Şüayb ekonomik krizi önlemek için bir takım iktisadi tedbirler alarak bir dizi emir, yasak ve tavsiyeler ortaya koydu. "Ölçüyü ve tartıyı eksik ve noksan yapmayın. Ölçü ve tartıyı tam yapın, insanların mal ve paralarının değerini düşürmeyin dedi." Hud 11/84-85.  Bu sözleriyle Şüayb Aleyhisselam mallar üzerinde tarifeli bir tasarruf anlayışı getirdi diye halk bunu kabul etmeyerek "Ey Şüayb! Bizim mallarımız üzerinde dilediğimiz gibi tasarrufta bulunmayı bırakmamızı senin namazın mı istiyor ?" Hud 11/87.  , sözleriyle cevap vererek itirazda bulundular. Herkes malında dilediği gibi tasarruf edebilir; kimse karışamaz. Biz az verir, çok alırız veya çok verir az alırız; sen bize karışamazsın Ey Şüayb!, gibi laflar ettiler. Ayette kişinin mal üzerindeki tasarruf hürriyetini kaldırmak değil, bilakis başkalarının mallarına zarar vermek yasaklanmakla onların hak ve hürriyetlerine saygı duyulmuş olmaktadır. Çünkü herkesin mal ve hakları korunmadıkça hiç kimse kendi haklarından emin olamaz ve mallan üzerinde meşru bir şekilde tasarrufta bulunamaz. Fakat Medyen halkı insanların mallarını kendi malları imiş gibi farz ediyor, güçleri yettiği kadar tecavüz etmek istiyorlar da adil davranmak ve haklara saygı göstermek, bozgunculuktan uzak durmak gibi emirleri özgürlük ve serbestliklerine engel kabul ediyor ve "mallarımıza dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi senin namazın mı emrediyor" diyorlardı.
 

 

Kur'an'da "Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaret müstesna"Nisa 4/29.  buyrulmaktadır. Kişilerin mallarını almak veya dokunmak değil, hiçbir şahsın veya kurumun insanların mal ve paralarının değerlerini düşürmeye dahi haklan yoktur. Bu hususta Kuran-ı Kerim'de "İnsanların eşyasının (mal ve paralarının) değerini düşürmeyin" Hud 11/85. buyrulmaktadır. Ayrıca yine Kuran'da başkalarına ait olan malların hırsızlık yoluyla gizlice alınıp çalınmaları kesinlikle yasaklanmıştır. 


İslam'ın mülkiyet anlayışında zengin fakir vardır. İnsanlar zekâ, kabiliyet ve kol gücü bakımından farklı oldukları gibi, çalışıp kazanma bakımından da farklı farklıdırlar. Bu bakımdan az çalışan az, çok çalışan da çok kazanabilir. Bu sebeple mülkiyette eşitlik söz konusu olmadığı için sermaye karşıtlığı ve zengin düşmanlığı yapmak yanlıştır. İnsanların ayrı ayrı çalışma alanlarına sahip olacakları ve dolayısıyla kazançlarının da farklı olacağı hakkında ayetler vardır. "Sizi yeryüzünün halifeleri yapan, verdiği şeylerde sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur." Enam 6/165.  Başka bir ayette ise şöyle buyrulmaktadır: "Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz taksim ettik. Birbirlerine iş gördürmeleri için onlardan kimisini kimisine derecelerle üstün kıldık." Zuhruf 43/32
 
"iŞÇİLERİNDE ŞİRKETLERE ORTAK OLDUĞU ÜRETİM MODELİ DİLEĞİ İLE"

641
0
0
Yorum Yaz