4 - KURAN’IN EKONOMİK ÖĞRETİSİ

2013-12-19 15:47:00
KURAN’IN EKONOMİK ÖĞRETİSİ
 
· Kuran'da tekrar tekrar vurgulanan ilk ekonomik prensip, bütün üretim  araçlarının ve insan hayatının idamesini sağlayan kaynakların Allah tarafından yaratıldığıdır. İnsanların istifade etmesi için bütün her şeyi bulundukları şekilde, tabiat kanunlarına uyacak bir biçimde yaratan O'dur. İnsanların onlardan faydalanmasını mümkün kılan, bütün bunları insanın istifadesine sunan O'dur. Bakara 2/29; A'raf 7/10; Ra'd 13/3; İbrahim 14/32-34; Vakıa 56/63-64; Mülk 67/15.
 
· Helal ile haram arasındaki sınırı çizecek olan Allah'tan başka bir irade değildir. Tekasürleşenlerin hiçbir sınırlama kabul etmeksizin mallarını istedikleri gibi sarf etme hakkına sahip olduklarını iddia ettikleri için azaba mahkûm edildiğini belirtir. Hud 11/87
 
· Çeşitli  sosyal sistemlerin ortaya çıkardığı korkunç eşitsizliklerin haricinde bir takım doğal farklar Allah'ın hikmeti sonucu olan farklar olarak tasvir edilmektedir. Bu eşitsizliklerin  kaldırılıp, ölüm anındaki eşitlik gibi bir eşitlikle yer değiştirilmesi fikri Allah'ın Kitabına ters, ona yabancı bir fikirdir. En'am 6/165; İsra 17/21, 30; Şura 42/12; Zuhruf 43/32
 
· Kuran insanlara, birbirlerinden üstün kılındıkları şeyleri dolayısıyla haset etmemelerini tavsiye ediyor ve kadınlara da kazandıklarından bir pay, erkeklere de kazandıklarından bir pay vardır diyerek, Allah'tan bol nimet istememizi tavsiye ediyor. Nisa 4/32.
 
· Nahl Suresi'nin 71., Rum Suresi'nin 28. Ayetinde Allah'ın verdiği nimetleri esirleriyle eşit olarak paylaşmaya yanaşmayacaklarını söyleyerek, Allah'ın gücünü kullarıyla ve mahlûkatından bir kısmıyla paylaşacağını insanları düşündüren şeyin ne olduğunu soruyor. Bu durum Nahl Suresi'nin 71 ila 76. ayetleri, Rum Suresi'nin 20 ila 25. ayetleri okunduğunda açıkça görülecektir. İki surede de mesele Allah'ın birliğini ve müşrikliğin (politeizmin) reddedildiğini göstermektedir.
·
 
· Kuran tekrar tekrar Allah'ın, faydalanmaları için insanlara bol bol ihsanlarda bulunduğunu vurgulamaktadır. Fakat bu, insanların hiçbir şey yapmadan her şeyden elini eteğini çekip yaşamaları için söylenmemiştir. Aksine insanların meşru ile gayri meşru, temiz ile temiz olmayan arasında ayırım yapmaları gerektiği, yalnızca temiz ve meşru olanların kullanılması, yalnızca onlardan istifade edilmesi ve itidalin daima muhafaza edilmesi gerektiği belirtiliyor. Bakara 2/29, 168; Maide 5/88; A'raf 7/31, 32; Hadid 57/27.
 
· Bu amaca ulaşılması için, Kuran, mal-mülkün yalnızca meşru yollarla elde edilmesi gerektiğini ve gayri meşru yol ve yöntemlerin asla kabul edilmeyeceğini belirtiyor: "Ey inananlar! Mallarınızı aranızda haksızlıkla değil, karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yiyin." Nisa 4/29
 
"Aranızda mallarınızı haksızlıkla yemeyin; bildiğiniz halde günaha girerek insanların mallarından bir kısmını yemek için onu hâkimlere yaklaşmak için kullanmayın." Bakara 2/ 188
 
"Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin, Rabbi olan Allah'tan sakınsın." Bakara 2/283.
 
"Halkın malını kim haksız şekilde dağıtırsa Kıyamet günü o haksız dağıttığıyla gelir; orada haksızlık yapılmaksızın herkese kazanmış olduğu ödenir." Al-i İmran 3/161
 
"Yetimlerin mallarını haksızca yiyenler, karınlarına ancak ateş sokmuş olurlar, zaten onlar çılgın bir ateşe atılacaklardır." Nisa 4/10
 
"İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan, ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdikleri zaman eksik tartan kimselerin vay haline!" Mutaffıfın 83/1-3.
 
· Kuran, cimrilik ve açgözlülükle mal yığmayı da lanetlemiştir. Al-i İmran 3/180; Tevbe 9/34; Muhammed 47/38; Hadid 57/24; Teğabün 64/16; Hakka 69/34; Mearic 70/21; Müddessir 74/45; Fecr 89/15-20; Leyi 92/11; Hümeze 104/3; Maun 107./1.2.3.7
 
· İnsan mal sevgisine, zenginlik ve servetin belli bir zümreye tahsis edilmesine karşı uyarılıyor, bunların insanın son tahlilde ziyan edenlerden olmasına neden olabileceği belirtiliyor. Kasas 28/58; Sebe 34/ 34.35; Tekasür 102/1-3.
 
· Kişilerin mallarını çarçur etmeleri, lüks için harcamaları, israf etmeleri yasaklanmıştır. En'am 6/141; A'raf 7/31; İsra 17/26
 
· Kuran'a göre insanın yapması gereken, malını kendi ve ailesinin ihtiyaçları için itidali muhafaza ederek harcamasıdır. Kendisinin ve kendisine muhtaç olanların malları üzerinde hakları olduğu için herhangi bir kısıtlama yapmaksızın malların onlara verilmesi gerekliliğine rağmen yerine getirilmesi gereken bazı yükümlülükler dolayısıyla kişinin kendisi ve ailesi için bütün malını heba etmesine izin verilmez. İsra 17/29; Furkan 25/67; Kasas 28/77.
 
· "Sana ne kadar sarf etmeleri gerektiğini (bağış olarak) sorarlar: De ki: ihtiyaçlarınızdan arta kalanını." Bakara 2/219.
 
"Yüzlerinizi Batıya ve Doğuya çevirmeniz iyi olmak değildir. İyi olmak insanın Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba, Peygamberlere inanması, Allah'ın sevgisiyle mallarını yakınlarına, yetimlere, ihtiyaç sahiplerine, yolculara, dilenciye ve kölelerin azad edilmesi için vermesidir." Bakara 2/177.
 
"Sevdiğiniz şeylerden sarf etmedikçe iyiliğe erişmezsiniz. Her ne sarf ederseniz Allah onu en iyi bilendir." Al-i İmran 3/92
 
"Allah'a kulluk edin, O'na bir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altındaki kölelere iyilik edin. Allah, kendini beğenip övünenleri sevmez." Nisa 4/36.
 
"Sadaka, Allah yolunda olmalarından dolayı yeryüzünde dolaşıp, hayatını kazanamayacak kişiler içindir. 81
 
Cahiller bu kişileri gururlarından dolayı zengin sanırlar. Sen onları yüzlerinden tanırsın, onlar yüzsüzlük edip insanlardan bir şey dilenmezler. Onlara sarf ettiğiniz her şeyi Allah şüphesiz bilir." Bakara 2/273
 
"Onlar (muttakiler) yiyeceği Allah rızası için yoksula, yetime ve esire yedirirler ve 'Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz' derler." İnsan 76/8-9.
 
"Onlar (cehennem ateşinden azade olacaklar) mallarının bir kısmından yoksula ve dilenciye belirli bir hak ayırırlar." Mearic 70/25
 
"Allah yolunda sarf edin, kendiniz kendi elinizle tehlikeye atmayın." Bakara 2/195
 

"Zekâtlar yoksullara  (fukara), ihtiyaç sahiplerine (mesakin), ve o işle meşgul olan memurlara (yani onu toplayan, dağıtan, o geliri yöneten) ve kalpleri ısındırılacaklara (,müellefe-i kulub), kölelerin fidyelerinin ödenmesine,  borçlular, Allah yolunda ve yolda kalanlar uğruna Allah'tan bir farz olarak sarf edilir. Tevbe 9/60.

339
0
0
Yorum Yaz